Geleceğin Eğitim Teknolojileri

M.Ö. 535 ile 475 yılları arasında İzmir, Efes’te yaşamış olan ünlü düşünür Herakleitos’un hepimizin bildiği ve oldukça doğru bir sözü var; “Değişmeyen tek şey, değişimin kendisidir.

Geçtiğimiz 30 yılda kişisel bilgisayarlar, internet ve akıllı telefonların hayatımıza girmesiyle yaşadığımız değişimi göz önünde bulundurduğumuzda, bu sözün bir kez daha ne kadar doğru olduğunu görüyoruz. ‘

Geleceğin eğitim teknolojileri nelerden beslenecek?

Geleceğin Eğitim Teknojileri için geçtiğimiz 10 yılda bize bunu hangi teknolojilerin yaşattığına baktığımızda, Büyük Veri, Nesnelerin İnterneti, Yapay Zeka, Bulut, Sanal Gerçeklik ve Blok Zinciri gibi, her biri gelecek onlarca yılı etkileyecek teknolojileri görüyoruz.

İnternetin yaptığı gibi, insanların insanlara ve makinelere bağlanmasını kolaylaştırıyorlar.
İnsanların gerçekleştirdiği operasyonel işleri otomatize ederek, bizlere daha verimli ve üretken bir çalışma ortamı sunuyorlar. Gerekli mesleki becerilerin gelişmesine ve konuların değişmesine yol açıyorlar.
Önümüzdeki yıllarda eğitim sektörü nasıl değişecek, eğitim profesyonelleri olarak bizler bu değişikliklere nasıl hazırlanmalıyız?

Eğitimde mekan ve yöntem sınırları ortadan kalkıyor. Eğitim yazılımları sayesinde artık öğrenenler bir yere toplanmıyor, bilgisayar ya da akıllı telefondan dijital kanallar ile eğitim alıyor, sosyalleşiyor. Bu sayede eğitim mekan bağımsız ulaşılır hale geliyor.
Bağlantı kolaylığının artması ile birlikte öğrenenler birçok dijital kanalda sosyalleşiyor, bireysel eğitimlerde dahi diğer kişilerle etkileşime geçiyor.

Kurumsal öğrenme sistemleri

Makineler ile etkileşime geçilen eğitim yolculukları ve kurumsal öğrenme yönetim sistemleri (LMS) sayesinde, eğitim davranışları ve kişisel yetkinlikler üzerine büyük bir veri havuzu oluşuyor.
Merkezi otoritenin hazırladığı öğrenme içeriklerinin öğrenenlere itilmesi yerine, öğrenenler kendi ihtiyaçlarına en uygun öğrenme içeriklerini seçiyor ve tüketiyor.

Bizim verilerimiz ile bizi tanıyan Yapay Zekâ, kişiselleştirme, kürasyon ve içerik üretme alanında daha önemli bir aktör haline geliyor. Bu düzenli değişim, öğrenme ihtiyacını sürekli, ve talepleri oldukça hızlı kılıyor. Tüm öğrenme yapıları, öğrenmeyi ve uyum sağlamayı kolaylaştırma odaklı hareket ediyor, kendini geliştiriyor.Kişilerin dikkat sürelerindeki değişim, kişiselleştirme, hızlı ve zamanında öğrenme talepleri, eğitimlerin mikro hale gelmesini gerekli kılıyor. Belli bir yerde gerekli öğrenme içerikleri, oraya entegre olarak, bilgiye ihtiyacı olanlara yerinde öğrenme fırsatı tanıyor.

Sanal ve artırılmış gerçeklik teknolojileri ile, eğitim kişinin gerçek hayatında yaşadığı ve içinde bulunduğu bir deneyim haline geliyor, mümkün olmayan öğrenme deneyimlerinin yaşanmasına olanak tanıyor.
Yapay zekâ destekli veri analizi araçları ile büyük veriler içinde var olan örüntüleri ve ilişkileri çözümleyerek birey ve kurumların öğrenme durumu ve ihtiyacı daha iyi analiz edilebiliyor.

Geleceğin eğitim teknolojilerine bugünden hazırlık yapanlar hem yetenek açıklarını daha kolay kapatabilir, hem de geleceğe daha kolay hazırlanabilir.

Paylaş

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.